Enver Paşa’nın Anıları

Enver Paşa 20. Yüzyılın başındaki siyasi tarihimize, hatta belki de Avrupa Siyasi Tarihi’ne önemli izler bırakmış bir asker. Gerek Meşrutiyet’in yeniden ilanında gerekse Birinci Cihan Harbi’ne Osmanlı Devleti’nin Almanlar tarafında katılmasında Enver Paşa’nın etkileri oldukça önemli. Hayatının ilk yıllarını Rumeli’de askeri görevlerde bulunarak geçirmiş, sonrasında Trablusgarp’da Mustafa Kemal Paşa’yla beraber savaşmış, ilerleyen yıllarda da Doğu Cephesi’nde mücadele etmiş. Ancak başarısızlıkları bir ülkenin yıkılışına çok ciddi sebebiyetler vermiştir.

1881-1908 yılları arasında yaşadıklarını anlattığı bu hatıratı İkinci Meşrutiyet’e giden süreçte Rumeli’de yaşananları açık bir şekilde gözler önüne seriyor. İsmail Enver adıyla doğan ve daha sonra Enver Paşa namını alan Enver Bey çocukluğunu, okuduğu okulları ve aldığı askeri görevleri anlatarak başladığı hatıratını meşrutiyetin ilanıyla birlikte bitirmiş. Bu sebeple daha sonraki yaşamına dair bu kitapta bir malumat bulunmuyor.

Kitap Halil Erdoğan Cengiz tarafından yayına hazırlanmış ve üzerinde titizlikle çalışılmış. Enver Paşa’nın el yazması notlarını derleyip neredeyse birebir latin harfleriyle ele almış. Kitabın tamamında birçok eski kelime yanlarında günümüzdeki karşılıklarıyla birlikte verilmiş. Bu sayede metinlerin orjinalinden kopmadan anlamak mümkün oluyor. Dipnotlar da gayet açıklayıcı bir şekilde hazırlanmış.

Osmanlı’nın sonra yıllarında ülkeyi yönetenlerden biri olan Enver Paşa’yı bu zamanlara getiren olayları anlamak için anıları iyi bir kaynak. Kitapta Enver Paşa’nın notlarının aslının bir kısmıda ek olarak basılmış. Ayrıca bazı fotoğraf ve belgelerin olduğu bir albüm de kitabın sonunda mevcut.

Albüm kısmındaki bir portrenin arkasında şunlar yazılmış:

“Merd-i meydan-ı vegadır Enver

Mefhar-ı ehl-ı gazadır Enver

Mülkten zulmet-i istibdadı

Mahveden mihr-i zekâdır Enver”

Mustafa Kutlu’nun Kar Üstüne Kan Damlar hikayesindeki bir dörtlük ise şöyledir:

“Yaşa Padişahım yaşa

Kan bulaşmış çatık kaşa

Biz Urus’a esir düştük

Sebep oldu Enver Paşa”


ENVER PAŞA’NIN ANILARI

Yazar: Enver Paşa

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Web Sitesi: iskultur.com.tr


ARKA KAPAK METNİ

23 Temmuz 1908… Makedonya’nın Köprülü kazasında dağa çıkmış genç bir subay Meşrutiyet’i ilan eder…

Bu subay, Enver Bey, başlattığı hareketin imparatorluğun kaderini kökten değiştireceğini ve kendi kaderinin de bu değişimle iç içe olduğunu henüz bilmemektedir…

Enver Paşa, bu sıcak günlerin ardından kaleme aldığı anılarında gençlik, öğrencilik ve subaylık yıllarından, II. Meşrutiyet’e uzanan dönemi anlatıyor.

Enver Paşa’nın, Balkan dağlarında çete kovalama ve çatışmalarla başlayan askerlik hayatı, Talât Bey ile tanışması, İttihat ve Terakki’ye girişi ve dağa çıkışı…

Bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Cemal ve Talât Paşalarla birlikte ülkeyi yöneten Enver Paşa’yı kendi kaleminden okumak isteyenler için.

Enver Paşa (1881-1922) 1902’de Harp Akademileri’ni bitirerek Selanik’te göreve başladı. 1906’da İttihat ve Terakki’ye üye oldu. II. Meşrutiyet’in ilanında önemli rol oynadı. 31 Mart İsyanı’na karşı Balkanlar’da toplanan Hareket Ordusu’na katıldı. Bingazi’de, Mustafa Kemal ile aynı cephelerde İtalyanlara karşı savaştı. İstanbul’a döndükten sonra İttihat ve Terakki’nin iktidarının pekişmesinde önemli yeri olan Babıâli Baskını’na katıldı. Balkan Savaşı’nda işgale uğrayan Edirne’nin kurtarılışının öncülerindendi. 1914’te Sait Halim Paşa kabinesinde harbiye nâzırı oldu. Hanedandan Naciye Sultan ile evlendi. Osmanlı-Alman ittifakının gelişmesinde ve ülkenin I. Dünya Savaşı’na girmesinde önemli rol oynadı. Ancak savaş öncesindeki askeri başarılarını, savaş sırasında tekrarlayamadı. Başkomutan vekili olarak görev yaptığı Sarıkamış Harekâtı kayıplarla sonuçlandı. Mondros Mütarekesi’nin ardından, Odessa ve Berlin üzerinden Orta Asya’ya gitti. Türkistan’ın bağımsızlığı için çalışırken, Tacikistan’da bir çarpışmada hayatını kaybetti. Mezarı 1996’da İstanbul’da Abide-i Hürriyet Tepesi’ne nakledildi.

Seyahat etmeyi çok seviyorum. Fotoğraf çekmek ve kitap okumak ise hayatımın bir parçası.