Yüzüklerin Efendisi

“Yaşayanların birçoğu ölümü hak ediyor ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hak ediyor. Yaşamı onlara verebilir misin? O halde hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme; çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez.” – Gandalf Yüzüklerin Efendisi… Yıllar evvel lisedeyken bu kitabı okumayı çok istemiştim. Fakat o zamanlar kitabı alacak param yoktu….

Abdülhamid ve Sherlock Holmes

Bir gün Alfa Yayınları’nda kitap rafları arasında dolaşırken Sultan Abdülhamid’i görünce bu kitap ilgimi çekti. Oldukça kalın gözüken bu roman Abdülhamid ve Sherlock Holmes’u bir araya getiriyordu. Hem de Everest’ten yeni çıkmıştı. Hemen aldım. Baktım ki 100 sene önce Yervant Odyan tarafından yazılmış ve daha anca Latin harfleriyle basılıp yayınlanmış. Orjinali tabii ki eski harflerle…

Yaban

Yakup Kadri ismini ilk defa çocukluğumda eski bir kitabın kapağında görmüştüm. Yıllar sonra Süleyman Ragıp ağabeyimin tavsiyesiyle, özellikle üslubunu anlamak açısından Yaban isimli kitabını okudum. Bu kitap, Milli Mücadele döneminde bir köyün durumunu konu alıyor. Roman olarak kurgulanmış olsa da okunduğunda sanki yaşanmış bir olay zannına sebep oluyor, baştan söyleyeyim. Yaban ilk olarak 1932 yılında bir…

Yesrib’de Bahar

Yesrib’de Bahar, İslam’ın Medine’ye gelişini, Hz. Zeyd Bin Sabit’in gözünden ve onun hayatıyla birlikte anlatan bir roman. Bu kitaba dair olumsuz ve olumlu düşüncelerim maddeler halinde şu şekildedir: Olumsuz Tarafları: – Öncelikle kitabın yazarı Waliyy Vincenzo Ahmad Abd Al isminde bir İtalyan yazar. Yani bir batılı Müslüman. Bu ise kitaba ister istemez oryantalist bir hava katmış….

Fatih – Harbiye

“Her beşerî kasırgayı takip eden sükût, bütün bu şeylerin ne kadar boş olduğunu ne iyi gösterir!” “ Bugün Fatih’in Harbiye’den ne kadar farkı kaldı? Pek az… Ama dün öyle değildi, dün Fatih Fatih’ti, Harbiye Harbiye’ydi. Fatih geride kalmışların, muhafazakar olmanın, örf-ananeye bağlı kalmanın, edep ve hayanın, bu toprakların ruhuna sahip olmanın yeriydi… Harbiye ileriye varmanın, seküler…

İki Aşk Çiçeği

Bir zamanlar herkesin elinde “Aşk”  isminde bir kitap vardı. Pembe bir kapakla okuyucunun karşısına çıkan Elif Şafak, o zamanlar kısa sürede 200.000 satarak bir rekor kırmıştı edebiyatımızda. Popüler kültürün ürünü olan yayınları oldum olası sevmedim. Hatta bu tür bir yayını gaflete düşüp aldıysam bile, çoğu zaman okumak nasip olmadı. Tabii ki “Aşk” kitabını okumadım, almadım….

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

“Büyük bir hastalık geçirmeyenler, her şeyi anladıklarını iddia edemezler.” Bazı kitaplar vardır…  Daldığınız zaman içine, bambaşka bir dünyada buluverirsiniz kendinizi. O an gerçek hayata dair yaşadıklarınız bir tüy olur, uçar gider. Sanki tek gerçeklik, kaybolduğunuz satırlardan ibarettir. Elbette bu durum satırları yazan kişinin maharetine bağlı. Peyami Safa hiç şüphesiz bu marifete sahipti. Öylesine ustaca örüyor…

12