Ortadaki Adam

ORTADAKİ ADAM

Yazar: Mustafa Kutlu

Yayınevi: Dergâh Yayınları

Web Sitesi: dergah.com.tr


Ortadaki Adam kitabı, 1970 yılında Hareket Yayınları tarafından basılan, daha sonra bir defa da Dergâh Yayınları tarafından basılan, sonrasında da bir daha hiç baskı yapmayan, Mustafa Kutlu’nun yazdığı ilk kitaptır. İçerisinde 18 hikaye vardır. Kimisi birkaç sayfa, kimisi de daha uzun olan bu hikayelerde onlarca karakter bulunuyor. Hatta bazı hikayeler birbirini takip edecek şekilde devam ediyor.

Elbette ki Mustafa Kutlu’nun ilk kitabı olmasından mütevellit hikayelerdeki acemiliği okurken hissetmek mümkün. Hele ki Mustafa Kutlu’nun diğer kitaplarını okuduysanız, bu kitap belki de çok yavan gelecektir. Zaten Mustafa Kutlu’nun kendisi de bu acemiliği itiraf etmekte, muhtemelen bu sebepten ötürü de kitabın yeni baskısına müsade etmemektedir. 🙂

Baskısı olmadığından ötürü de kitabı bulmak çok zor. Sahaflarda denk gelirseniz 150TL civarında bir fiyata satın alabiliyorsunuz. Sadece okumak içinse çeşitli kütüphanelere başvurabilirsiniz.

Ayrıca kitapta her hikayenin başında bir karakalem çizim var. Bildiğim kadarıyla Mustafa Kutlu gençlik yıllarında resimle ilgilenmiş. Ortadaki adam kitabında bulunan bu çizimlerde de Kutlu imzasını görüyoruz.

Kitapta geçen hikayelerin başlıkları, yazıldıkları tarih ve mekanlar şöyledir:

Ibrıkçı / 11.5.1969 Tunceli
Dernek
Bir Saatlik Telâki / 29.6.1968 Erzurum
Büyük Serserilik / 7.10.1968 Tunceli
İyi Şeyler Yazacağım / 14.4.1969 Tunceli
Ortadaki Adam / 19.3.1969 Tunceli
Ardından / Kasım, 1970 Tunceli
Tapu Müdürü Fahrettin Bey ve Bir Kasa Portakal / 20 Kasım 1968 Tunceli
Bir Mektup / 9 Eylül 1968 Erzincan
Bakıcı / 7 Mayıs 1968 Erzurum
Öldürmek / 5 Ağustos 1968 Erzurum
Uyumsuz / 18 Mayıs 1968 Erzurum
Kendi Kendime / 12 Ocak 1969 Tunceli
O… / 4 Mart 1967 Erzurum
Kamyoncu / 1 Ağustos 1969 İstanbul
Anlıyacağınız Tıraş Oluyorum
Hüseyin / 21.12.1968 Tunceli
Nakil Meselesi / Şubat 1970 Tunceli

Kitaptan benim aklıma birkaç cümle kazındı. Paylaşmadan edemeyeceğim:

  • “Ah bu ‘adamı olmak’ ikilisinin ‘adamı’ kelimesinin sonundaki ‘ı’ harfi olmasaydı. Evet, olmasaydı her şey hallolmuştu. Bütün iş, bütün sır bu ‘ı’ harfini kaldırabilmekte. Oysa millet kılcal damarlarına kadar bu ‘ı’ya sarılmış. Dinini, imanını, namusunu, şerefini, insanlığını, aklınıza daha ne gelirse bırakıp bu ‘ı’ya sarılıyor.”
  • “Düşünmek beynimin varlığından ileri geliyor. İşin içinden çıkmak neyin varlığından ileri gelecek?”

Seyahat etmeyi çok seviyorum. Fotoğraf çekmek ve kitap okumak ise hayatımın bir parçası.