Steve Jobs

Steve Jobs, dünyanın en değerli teknoloji şirketi Apple’ın kurucusu… Öyle ki kurduğu şirketten bir zamanlar kovulmuş, ancak dönüp dolaşıp kürkçü dükkanına tekrar gelmiş.

Burada Steve Jobs’ın hayatından detaylar paylaşmayacağım. Çünkü her şeyi bu kitapta zaten bulacaksınız.

Ölümünden birkaç yıl önce Steve Jobs kendi hayatının anlatıldığı bir kitabı geleceğe bırakmak istiyor. Bunun için oturup otobiyografisini yazmak yerine Walter Isaacson’dan biyografisini yazmasını rica ediyor. Sonuç olarak ortaya Steve Jobs’ın ve onunla etkileşimde olan, başta Apple olmak üzere, her şeyin anlatıldığı bu eser çıkıyor.

Isaacson kitabı hazırlarken hem Jobs ile, hem de onun çevresindeki insanlar ile mümkün olduğunca temas kurup olayları hep birinci ağızdan dinlemiş ve yazmış. Bunun yanı sıra Jobs’ın kitaba dair hiçbir müdahelesi bulunmamış. Dolayısıyla sevabıyla, günahıyla her şey anlatılmış.

Bence bir hayali olan herkes bu kitabı okumalı. Çünkü Steve Jobs’ın hayatını okudukça, bir şeyleri başarabileceğinize olan inancınız artıyor. Zaten kitapta da anlatıldığı üzere Apple çalışanları Jobs’ın bu hâli sayesinde başarabileceklerine ihtimal vermedikleri birçok projenin altından kalkıyorlar.

Kitaba dair birçok şey söyleyebilirim, ancak benim söylememden ziyade okuyarak keşfetmek çok  daha etkili olacaktır.

Steve Jobs kimdir, Apple nasıl doğdu ve bugünlere nasıl geldi, cevaplar bu kitapta.


STEVE JOBS

Yazar: Walter Isaacson

Yayınevi: Domingo Yayınları

Web Sitesi: domingo.com.tr


ARKA KAPAK METNİ

“…Ama bu işi yapmak istememin tek sebebi şu: dünyanın Apple’la daha güzel bir yer olacağını düşünüyorum.” Steve Jobs, tekrar Apple’a dönmesi için yapılan teklifi değerlendirirken…

Çok satan Benjamin Franklin ve Albert Einstein biyografilerinin yazarı Walter Isaacson, Apple’ın kurucularından Steve Jobs’ın, kendisiyle tam işbirliği içinde yazılmış tek biyografisini sunuyor.

Jobs’la iki yıldan uzun süre boyunca yapılan kırktan fazla röportajın -ayrıca yüzden fazla akrabasıyla, arkadaşıyla, hasmıyla, rakibiyle ve iş arkadaşıyla yapılan görüşmelerin- temel alındığı bu kitap, kusursuzluk tutkusuyla ve azmiyle altı endüstride (kişisel bilgisayarlar, animasyon filmler, müzik, telefonlar, tablet bilgisayarlar ve dijital yayıncılık) çığır açmış yaratıcı bir girişimcinin inişli çıkışlı hayatını ve güçlü kişiliğini anlatıyor.

Dünyanın dört bir yanındaki toplumlar dijital çağ ekonomileri kurmaya çalışırken, Jobs yenilikçiliğin ve uygulanabilir hayal gücünün mutlak ikonu olarak öne çıkıyor. 21. yüzyılda değer yaratmanın en iyi yolunun yaratıcılığı teknolojiyle birleştirmek olduğunu biliyordu, bu yüzden hayal gücü atılımlarını takdire şayan mühendislik başarılarıyla birleştiren bir şirket yarattı.

Jobs bu kitabın yazılma sürecinde işbirliğinde bulunsa da, yazılanlar üstünde söz sahibi olmayı ve hatta kitabı yayınlanmadan önce okuma hakkını bile istemedi. Hiç sınır koymadı, tersine tanıdığı insanları dürüst konuşmaya teşvik etti. “Gurur duymadığım bir sürü şey yaptım, örneğin 23 yaşındayken kız arkadaşımı hamile bırakmam ve sonrasındaki tavrım bunlardan biri,” dedi. “Ama öğrenilmesine izin veremeyeceğim kadar kötü sırlarım yok.”

Jobs birlikte çalıştığı ve rakip olduğu insanlar hakkında içtenlikle ve bazen zalimce konuşuyor. Arkadaşları, düşmanları ve iş arkadaşları da aynı şekilde davranarak, onun iş hayatına yaklaşımını biçimlendiren tutkularından, takıntılarından, mükemmeliyetçiliğinden, sanatçılığından, huysuzluğundan, kontrol saplantısından ve sonuçta ortaya çıkan yaratıcı ürünlerden dobraca bahsediyorlar.

Jobs çevresindeki insanları çileden çıkarabiliyor ve umutsuzluğa sürükleyebiliyordu. Ama kişiliği ve ürünleri birbiriyle bağlantılıydı; tıpkı Apple’ın donanımlarıyla yazılımlarının genellikle olduğu gibi, entegre bir sistemin parçalarıydı. Onun öyküsü yaratıcılıkla, karakterle, liderlikle ve değerlerle ilgili, hem eğitici hem de uyarıcı bir öykü.

“Çocukken beşeri bilimlere meraklıydım, ama elektroniği severdim,” dedi. “Sonra kahramanlarımdan birinin, Polaroid’den Edwin Land’in beşeri bilimlerle diğer bilimlerin kavşağında durabilen insanların önemiyle ilgili sözünü okuyunca bunu yapmak istediğime karar verdim.”

Seyahat etmeyi çok seviyorum. Fotoğraf çekmek ve kitap okumak ise hayatımın bir parçası.