Vitrinde Olmak

Vitrinde Olmak kitabı  ilk olarak kapak görseliyle dikkatimi çekmişti. Tabii Mustafa Kutlu’nun yeni bir kitabının yayınlanmış olmasının heyecanı bir başka. 🙂 Yayınlandığı dönem için, bu kapak çok farklı mânâlara gelebilmekteydi. Klozetin içerisinden fışkıran onlarca çiçek…

20 yıl boyunca Kutlu’nun denemelerinden bir seçki, Vitrinde Olmak. Kitapta birçok farklı konuda, Kutlu’nun görüşlerini anlattığı denemeler bulunuyor. İlk başlarda karışık konularda denemeler görülürken bir süre sonra kitap kendi içinde düzene giriyor. Özellike su ve toprak ilişkisi, bu konudaki Kutlu’nun tespitleri belki de onyıllar geçmesine rağmen halen güncelliğini koruyor. Nereden gelip nereye gittiğimiz, çağın güncel problemleri, şehirlere doğru yaşanan göçler ve modern insanların yeniden tarıma dönüşü konuları bir hayli daha güncelliğini koruyacağa benziyor.

İşin ilginç tarafı ne kitabın başlığıyla, ne de kapak görseliyle kitaptaki denemelerin bir alakasını göremedim. Böyle bir beklentiyle kitaba başlayıp da hiçbir alaka görememek oldukça şaşırtıcıydı.

Hasılı ne demişler?

“Vitrinde olmaz isen satış şansın yoktur.”

Not: Kutlu’nun Haziran 2010’da yazdığı “Vitrinde Olmak” başlıklı yazısı şuradadır: http://www.yenisafak.com


VİTRİNDE OLMAK

Yazar: Mustafa Kutlu

Yayınevi: Dergâh Yayınları

Web Sitesi: dergah.com.tr


ARKA KAPAK METNİ

“Geçen asrın (XIX.) ortalarına kadar ülkemiz esnafı dükkânına vitrin yapmıyordu. (Vitrin bize batıdan gelmiş, önce azınlıklar uygulamıştır.) Kepenkleri ve kapıyı açıyor, uygun bir yerde ise malının bir kısmını dükkânın önüne koyuyordu. Malın satışı hususunda özel bir gayreti, (süsleme-paketleme-cilalama vb.) görülmüyordu. Zaten malı olduğundan farklı göstermek (yani çirkini güzel kılmak, malı olduğundan fazla parlatarak müşterinin aklını çelmek) âdaba aykırı sayılırdı. Sonunda bizde de şu söz kanun oldu: ‘Vitrinde olmaz isen satış şansın yoktur.'”

Yirmi yıllık bir süre zarfında yazdığı gazete yazılarından hazırlanan seçkinin bu üçüncü kitabında Mustafa Kutlu bizlere, hikâyelerinde olduğu gibi yine insanı ve hayatı anlatıyor; kaybettiklerimizi hatırlatıyor…

Seyahat etmeyi çok seviyorum. Fotoğraf çekmek ve kitap okumak ise hayatımın bir parçası.